Ana içeriğe atla

Rock 'N' Roll/Damar Şarkılar Vol -8-

    Rene Magritte 

- John Lennon/ How Do You Sleep? -

Boşluğu dolduracak kadar bedenim yok. Bedenimi dolduracak kadar boşluğa sahibim. Boşluğu alıyorum ve en olmadık yerime yerleştiriyorum. İçine kendimi koyuyorum ve kendimi döngüye sokuyorum. Kendimin döngüsü. Her sabah uyanmanın ve her gece uyumanın döngüsü. Rüya görmeyeli epey oldu. Gerçeğe alışalı epey oldu. Kahvaltı yapmaya başlayalı, kravat takalı ve bu düzene ayak uyduralı epey oldu. Çıkmak istediğim döngü kendi içimde dönüyor. Bir plağa dönüştürüyorum onu ve kendimi besteliyorum. Yaşamın şarkısı ve ölümüne sessizlik. Mezarlıktan geçerken fısıldayarak konuşmak gibi ya da kendi cesedime alışmak gibi bir şey bu günler. Kendimle kalmalıyım, diyorum, ara sıra kendime uğramalıyım. Kendimi unuttuğum kalabalıklardan kurtulmalıyım. Yalnızken daha az yalnız hissediyorum artık. Anlaşılmayı beklemiyorum artık. Kimsenin dinlemediğini biliyorum. Bilmeyi umursamayalı epey oldu. Döngü. Değişim. Tekrar. Döngü, hayattır ya da ölümdür. Değişim gereklidir. Tekrar yok oluştur. Bir sürü boktan laf. Beylik lafların cehennemine düştüm. Bir şeyler bildiğimi sanıyorum. Bir bok bilmiyorum aslında. İçimi dökmeyeli epey oldu. İçime bakmayalı epey. Boşluk korkutuyor beni. Tembelliğin getirdiği konfor korkutuyor. Kravatlarımı kesmek istiyorum. Boşluğu doldurmak için açtığım filmin içine girmek ve dandik bir film evreninde yaşamak istiyorum. Boşluğu dolduracak kadar bedenim yok. Ruhumu beslemek ve onu somut bir nesne gibi büyütüp boşluğun içine fırlatmak istiyorum. Ruhuma bak. Gözlerime bak. Gözlerime bakmıyor kimse. Herkes kendi gözleriyle meşgul. Ve bütün gözler kendi boşluğunda dönüp dururken bedenler sabitlenmiş sandalyelerine derin bir mana bekliyor. İnsan ruhunu yitirir böyle, diyorum, ağzıma boşluk tıkıyorlar. Döngü mü? Kendimden vazgeçeli epey oldu. Kravatımı takıyorum ve aynada kendime bakıyorum. Neredeyse olacaktı. O şey. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Rock 'N' Roll /Damar Şarkılar Vol - 5-

   Mondrian -Bob Dylan/Knockin' On Heaven's Door- Boya akmış. Kimse silmiyor. Kırmızı. Halıda öylece duruyor kırmızı. Kimse görmüyor. Silmeye kalkıyorum. Benimle beraber bütün dünya kalkıyor. Vazgeçiyorum. Kırmızı büyüyor. Duvara sıçradı. Korkuyorum. Elimi uzatıyorum. Herkes uzatıyor. Geri çekiyorum elimi. Kırmızı büyüyor. Artık durdurmak imkansız. İzin vermediniz. Ne zaman verdiniz ki? Tek başıma kalamıyorum. Bütün dünya benimle birlikte. Ben bütün dünyanın karşısındayım. Senin için herkesi karşıma alırdım, yapmadım. Şimdi sen bütün dünyayı karşıma aldın. Yazıyorum. Yazdıkça rahatlarım diyorum. Yazdıkça utanıyorum kendimden. Yazmıyorum. Yazıyorum. Siliyorum. Tekrar yazıyorum. Kağıt : "Öldüğümden emin olmak için, üç el kafama sıktım/ Alçak kırmızı, helal kan akıttım." Eski bir kağıtta eski bir yazı bunu söylüyor. Bunu ben mi yazdım yoksa o mu beni yazdı? Boktan bir felsefe. Kimin neyi yarattığını kimse umursamıyor. Kırmızı. Adınla sesleniyorum sana. Dünya ...

Maga Yak Yak Magazin -Bölüm 1-

- Eşini, işini, aşını bırakıp güneye yerleşmek için yola çıkan Gauguin dolar kuru yüzünden ancak Hatay'a kadar inebildi. Hatay halkı olaya tepkisini koymadı. - "Ben Çağırmadım" isimli oyunda sinirlenen Andre Breton "Oynayacağınız oyunu seveyim. Açar Ruhsar izlerdim zaten senaryosu aynı" diyerek sahneye saldırdı. Hatırlarsanız bu abimiz zamanında da dadaistleri tokatlamış, Tzara'nın arkadaşlarından birinin kolunu kırmıştı. Eee eski sürrealistlerden kim kaldı. - Hamlet'in "To be or not to be"sini "Bir ihtimal daha var o da ölmek mi dersin" diye çeviren Can Yücel'e Shakespeare bir kutu kuru kafa gönderdi. Buna sinirlenen Yavuz Sultan Selim "herkes yediğinden ikram eder" diye çıkış yaptı. Alakasını biz de anlamadık. - Uzun zamandır beklenen "Godot" dizisinin iptal edilmesi üzerine Samuel Beckett "Godot'u beklerken ömrüm kış oldu" diyerek nükteli bir açıklamada bulundu. Beckett "diz...

Rock 'N' Roll/Damar Şarkılar Vol -4-

  Duchamp- Merdivenden İnen Çıplak   -Guns N Roses/Estranged- Hiçbir yere ait değilsin. İnsan kendine ev olmadıkça hiçbir yere ait değildir. Her odanı bilmen gerek. Her şeyinle varsın ve ruhunu bulman için önce bedenini kavramalısın. Beylik laflardan öteye geçmez bazı yazılar. Ama bu sefer doğruyu söyleyeceğim kendime. Hiçbir şeyi kovalamadım ve her şeyden kaçtım. Şimdi sıkışıp kaldıysam eğer yol bittiği için değil yeni başladığı içindir. Mücadele ettiğimi sandığım yıllar  bu yola getirdi beni. Senin, diyorum kendime, bir düzenin olmayacak. Ne zaman bir şeylere başlasan bütün dünya sana karşı konumlanıyor sanki. Böyle sanıyorsun. Her şey seninle alakalı. Kibir. Hep farklı olduğunu düşündün. Hep başarılı olmak için doğduğunu ve her acının seni buna götürdüğünü düşündün. Sana acıyorum ve şunu söylemek istiyorum. Hiçbir şey seninle alakalı değil. Seninle alakası çok yakın olan şeyler bile. Sadece sen ve sensin. Seninle ilgili olan tek şey varlığın. Kimse seni keş...