Rene Magritte
- John Lennon/ How Do You Sleep? -
Boşluğu dolduracak kadar bedenim yok. Bedenimi dolduracak kadar boşluğa sahibim. Boşluğu alıyorum ve en olmadık yerime yerleştiriyorum. İçine kendimi koyuyorum ve kendimi döngüye sokuyorum. Kendimin döngüsü. Her sabah uyanmanın ve her gece uyumanın döngüsü. Rüya görmeyeli epey oldu. Gerçeğe alışalı epey oldu. Kahvaltı yapmaya başlayalı, kravat takalı ve bu düzene ayak uyduralı epey oldu. Çıkmak istediğim döngü kendi içimde dönüyor. Bir plağa dönüştürüyorum onu ve kendimi besteliyorum. Yaşamın şarkısı ve ölümüne sessizlik. Mezarlıktan geçerken fısıldayarak konuşmak gibi ya da kendi cesedime alışmak gibi bir şey bu günler. Kendimle kalmalıyım, diyorum, ara sıra kendime uğramalıyım. Kendimi unuttuğum kalabalıklardan kurtulmalıyım. Yalnızken daha az yalnız hissediyorum artık. Anlaşılmayı beklemiyorum artık. Kimsenin dinlemediğini biliyorum. Bilmeyi umursamayalı epey oldu. Döngü. Değişim. Tekrar. Döngü, hayattır ya da ölümdür. Değişim gereklidir. Tekrar yok oluştur. Bir sürü boktan laf. Beylik lafların cehennemine düştüm. Bir şeyler bildiğimi sanıyorum. Bir bok bilmiyorum aslında. İçimi dökmeyeli epey oldu. İçime bakmayalı epey. Boşluk korkutuyor beni. Tembelliğin getirdiği konfor korkutuyor. Kravatlarımı kesmek istiyorum. Boşluğu doldurmak için açtığım filmin içine girmek ve dandik bir film evreninde yaşamak istiyorum. Boşluğu dolduracak kadar bedenim yok. Ruhumu beslemek ve onu somut bir nesne gibi büyütüp boşluğun içine fırlatmak istiyorum. Ruhuma bak. Gözlerime bak. Gözlerime bakmıyor kimse. Herkes kendi gözleriyle meşgul. Ve bütün gözler kendi boşluğunda dönüp dururken bedenler sabitlenmiş sandalyelerine derin bir mana bekliyor. İnsan ruhunu yitirir böyle, diyorum, ağzıma boşluk tıkıyorlar. Döngü mü? Kendimden vazgeçeli epey oldu. Kravatımı takıyorum ve aynada kendime bakıyorum. Neredeyse olacaktı. O şey.
Yorumlar
Yorum Gönder