-Led Zeppelin/ Stairway to Heaven-
Kayadan evleri düşün. Düşen bir kayayı ve düşerken ev oluşunu düşün. Hayatını düşün. Düşüşünü ve düşerken kendin için yarattığın aidiyet duygusunu düşün. Beni düşün. Ben seni düşünüyorum. Tutunduğun kayanın yuvarlanışını ve seni de yanında sürükleyişini düşünüyorum. Bir değer yargısı olarak durdum. Bir tablo gibi asıldım duvarına. İçinde bir kayanın çizili olduğu tablolar olur hani. Tablo düşünce kaya düşmez. Fakat düşen bir kayanın çizili olduğu tablolarda kayalar hep düşmektedir. Eğer ben ya da sen ya da hepimiz düşen bir kaya olarak yaratıldıysak düşüşü engellemek imkansızdır. Hayat bir tabloysa ben hayatımı senin duvarına asıyorum. Eğer düşen bir kayaysa hayat ve ben düşüyorsam, hep senin yanına düşüyorum. Bunu söylüyorum. Fakat sert değilim. Bir kayanın sertliğine sahip olamadım hiç. Eğilip bükülmedim ama içime çöktüm. İyi bir insan olmak için içine çökmen gerekir. Çünkü hep bastırır hayat üstten. Çünkü ben sana çiçek bahçesi verebilirim ama senin için bir çiçeği dalından koparamam. Kopan bir çiçek koptuğu yerden kanar. Düşerken sürtündüğüm yerlerim kanıyor. Şimdi durduğum yer senin yanın değilse eğer. Eğer karşındaysam senin. Atını sür üstüme. Arabanı sür üstüme. Ez beni. Çiz güzelliğimi. Çiz beni, sonsuz kıl! Düşen bir kaya olmak istemiyorum. Yükselen bir yıldız olmak istiyorum. Beni yücelt, seni yüceltmem için. İki insanın birbirine ev oluşunu düşün. Sürüklenme artık. Bırak kayayı, bırak kaya olmayı. Gel, diyorum, içimize çökelim. İçim: çiçek bahçesi. İçin: seviyorum bunu. Seviyorum, yücelt beni.
Yorumlar
Yorum Gönder