Ana içeriğe atla

Şiir: Çukuruma Doğan Sıkıntı


    Dali


"Happy birtday to you" 

yol uzun, yollar boyu musluklar 
milyonlarca kan var bedenimin çarmıhında
bu mu beni günahkar kılar 
dudaklarım mı gözlerime değen

kendimle sevişmelerimden sonra
uzaya eski bir fotoğraf gibi fırlatılmak
istiyorum, 
ve annemin yalnızlığında bir piyano olmak 
eski bir rum gibi ya da yeni bir bach

yol uzun ve musluklar derin
uzayına dokunan parmaklarım 
kısa, keskin ve göz olmuş yüzün. 
dudaklarım lacivert ve canlı

babamın tanzanyasından radyo programı
good morning erzurummmmmmm! 
kuşların üstündeki gökyüzü
kanatlarım aşka değse toz duman 

gökyüzünün altındaki kuşlar 
uzayına çarpıp ölüyor birer birer 
ve benim çukurumda biri tütün sarıyor 
durmadan 

duman ve yol uzun
eski bir fotoğraf veya kırık bir vazo
sonsuza ulaşan ses ve piyano
ve annemin duymadığı ve babamın görmediği
ve afrika çok eski değildir öyleler 
evim bir zürafanın boynuna asılı 
damarlarımda gezen bir porno film
kaldırır başını zürafa ve uzay oradadır 
ve sen karşımda ve dudaklarım ellerinde 
kalbin duraklarımdan geçer ve istanbul oradadır 

toz ve hayat kısa 
hayat derin musluklar kadar 
içime akan şarap seni sarhoş edecektir
kendimle sevişmelerimden kim haklı
kim haksız çıkacak kimin gözü bu duvardan
çivi çivi üzre gelmiş bak iki kişilik yorgunluk
çarmıha gerilmiş günahkar bir zürafa
evimin duvarlarından seyrediyor beni
seni düşüncesiz yaratık bak bana! 
dudaklarım lacivert değil simsiyah 
simsiyah öpüyorum hayatı ve seni
simsiyah uzuyor yol
kanatlarım uzuyor değiyor aşka

toz duman

uzaya fırlatılan bir fotoğraftan
uzun yolların anısı bile kalmazken
bir görüntü :

bisiklete binmişim, yanımda bir köpek yürüyor ve kaçışan sincaplar
milyonlarca dünya benim evrenimden ve milyonlarca kan var

içimde bir sıkıntı gittikçe büyüyor
senin uzayında ölen kuşlara 
benim çukurum, tütün ve mezar 

seni düşüncesiz yaratık bak bana 
bak bana bak bana nolur bir bak bana .

Utku’can Yazıcı 

(Cite de Pera Dergi 6.sayıda yayımlanmıştır) 







Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Rock 'N' Roll /Damar Şarkılar Vol - 5-

   Mondrian -Bob Dylan/Knockin' On Heaven's Door- Boya akmış. Kimse silmiyor. Kırmızı. Halıda öylece duruyor kırmızı. Kimse görmüyor. Silmeye kalkıyorum. Benimle beraber bütün dünya kalkıyor. Vazgeçiyorum. Kırmızı büyüyor. Duvara sıçradı. Korkuyorum. Elimi uzatıyorum. Herkes uzatıyor. Geri çekiyorum elimi. Kırmızı büyüyor. Artık durdurmak imkansız. İzin vermediniz. Ne zaman verdiniz ki? Tek başıma kalamıyorum. Bütün dünya benimle birlikte. Ben bütün dünyanın karşısındayım. Senin için herkesi karşıma alırdım, yapmadım. Şimdi sen bütün dünyayı karşıma aldın. Yazıyorum. Yazdıkça rahatlarım diyorum. Yazdıkça utanıyorum kendimden. Yazmıyorum. Yazıyorum. Siliyorum. Tekrar yazıyorum. Kağıt : "Öldüğümden emin olmak için, üç el kafama sıktım/ Alçak kırmızı, helal kan akıttım." Eski bir kağıtta eski bir yazı bunu söylüyor. Bunu ben mi yazdım yoksa o mu beni yazdı? Boktan bir felsefe. Kimin neyi yarattığını kimse umursamıyor. Kırmızı. Adınla sesleniyorum sana. Dünya ...

Maga Yak Yak Magazin -Bölüm 1-

- Eşini, işini, aşını bırakıp güneye yerleşmek için yola çıkan Gauguin dolar kuru yüzünden ancak Hatay'a kadar inebildi. Hatay halkı olaya tepkisini koymadı. - "Ben Çağırmadım" isimli oyunda sinirlenen Andre Breton "Oynayacağınız oyunu seveyim. Açar Ruhsar izlerdim zaten senaryosu aynı" diyerek sahneye saldırdı. Hatırlarsanız bu abimiz zamanında da dadaistleri tokatlamış, Tzara'nın arkadaşlarından birinin kolunu kırmıştı. Eee eski sürrealistlerden kim kaldı. - Hamlet'in "To be or not to be"sini "Bir ihtimal daha var o da ölmek mi dersin" diye çeviren Can Yücel'e Shakespeare bir kutu kuru kafa gönderdi. Buna sinirlenen Yavuz Sultan Selim "herkes yediğinden ikram eder" diye çıkış yaptı. Alakasını biz de anlamadık. - Uzun zamandır beklenen "Godot" dizisinin iptal edilmesi üzerine Samuel Beckett "Godot'u beklerken ömrüm kış oldu" diyerek nükteli bir açıklamada bulundu. Beckett "diz...

Rock 'N' Roll/Damar Şarkılar Vol -4-

  Duchamp- Merdivenden İnen Çıplak   -Guns N Roses/Estranged- Hiçbir yere ait değilsin. İnsan kendine ev olmadıkça hiçbir yere ait değildir. Her odanı bilmen gerek. Her şeyinle varsın ve ruhunu bulman için önce bedenini kavramalısın. Beylik laflardan öteye geçmez bazı yazılar. Ama bu sefer doğruyu söyleyeceğim kendime. Hiçbir şeyi kovalamadım ve her şeyden kaçtım. Şimdi sıkışıp kaldıysam eğer yol bittiği için değil yeni başladığı içindir. Mücadele ettiğimi sandığım yıllar  bu yola getirdi beni. Senin, diyorum kendime, bir düzenin olmayacak. Ne zaman bir şeylere başlasan bütün dünya sana karşı konumlanıyor sanki. Böyle sanıyorsun. Her şey seninle alakalı. Kibir. Hep farklı olduğunu düşündün. Hep başarılı olmak için doğduğunu ve her acının seni buna götürdüğünü düşündün. Sana acıyorum ve şunu söylemek istiyorum. Hiçbir şey seninle alakalı değil. Seninle alakası çok yakın olan şeyler bile. Sadece sen ve sensin. Seninle ilgili olan tek şey varlığın. Kimse seni keş...